Page 95 - Gümüşhane Vizyon
P. 95
TANITIM
atürdeki sözlüklere, orada “bachi-bouzouk”
yani “başıbozuk” tanımıyla yer almışlardır.
Gerçekten de canlılığını, varlığını, çekiciliğini
tarih boyunca değişmeden koruyabilmiş bu il-
ginç insanlarımızın kalıcılığının, toplumdan çok
da dışlanmamalarının temel sebebi, hayata dair
her türlü eleştirilerini ya da duygularını “per-
vasız” hatta “hesapsız kitapsız” ifade etme ra-
hatlıklarıdır.
Mizaha egemen olan iki temel görüşün olduğu
söylenir; birisi, “gerçek bilgelik, deliliktir.” Diğer
görüşe göre ise “kendini bilge sanmak, gerçek
deliliktir.” Çocuklukta ve yaşlılıkta, aşkta, ev-
lilikte, politikada, edebiyatta vs. yani hayatın aslında kendi hayatımızdaki renkli “puzzle”ın bir
her alanında deliliğin örneklerini ne kadar çok parçası değil mi?..
görüyoruz öyle değil mi?..
Hattı zatında hayat dediğimiz muamma da
İçinde bulundukları çevrenin sosyal hayatına böyle rengarenk bir şey değil midir?
oldukça renkli katkıları olan, tarihleri insanlık
kadar eski bu “renkli simalar”, aslına bakarsanız Peki, sizleri daha fazla sıkmadan, yazımızı bir
değerli birer folklor malzemesidir. Yaşadıkları fıkra ile bitirelim;
ve yaşattıkları çelebi tavırlar da farklı kültür Bilenler bilir, Karaköylü Hikmet nerede bir davul
seviyesindeki insanların ortak değeri zurna sesi duysa, kendini o düğüne davetli sa-
olabilmektedir.
yar, gider, oyuna iştirak etmekten büyük bir
Kıymetli kardeşimiz, hemşerimiz Kenan Ay- zevk alırmış. Bir gün Karaköylü Hikmet’i, üstelik
dın’ın söyleşindeki “Naci bey ile Gıcık Aydın”ın kendi köyündeki bir düğüne almamışlar. Çok
hikayesini bu manada okumanızı ayrıca tavsiye içerlemiş Hikmet, gidip Şiran-Kelkit karayolu-
ederim. Yine kendisi her zamanki nezaketiyle na oturmuş. Tesadüf bu ya, bir araba durmuş,
bu renkli simalar için “özel insan” tabirini kulla- içindeki tam techizatlı yabancı avcılar, ayı avına
narak bir başka incelik göstermiştir. Herkesle çıktıklarını, nerede ayıya rastlayabileceklerini
iyi geçinme derdi olmayan bu güzel insanlar- sormuşlar. Hikmet bu fırsatı kaçırır mı; Kar-
la çoğumuzun benzeri anılarının olduğuna da aköy’ü işaret ederek;
şüphe yoktur.
-“Ha bu dereyi göriy misin, orayı geçtikten son-
Onlar biraz da sosyal hayatlarımızın marjinal ra önüne gelene sıh mermiyi!..”
taraflarıdır. Eskiden panayır tiyatrolarında alkış
almak için oyun sonunda bayrak çıkarırlardı. Menkıbe tadında rivayet edilen bir hadisedir.
Biz bu özel insanlarımızı hep kendi oyunu- Değişik köyler için, dilediğiniz gibi uyarlayabil-
muzun içinde tutuyoruz. Onlarla yaşadıklarımız, irsiniz!..
Son söz:
Bu konuda bir yazı yazmamı isteyen, daha son-
raki sayılarda konuyu daha “ayrıntılı, örnekle-
meli” isteyen sevgili kardeşim Alper Tuna’ya
Salvador Dali’nin şu sözünü burada hatırlatma-
ya hakkım olmalı diye düşünüyorum: Akıllı gibi
görünen çok sayıda deli varken, akıllı kişilerin Ocak-Şubat 2023
de deli gibi gözükmeye hakları olmalı!..
Delilik öyle kolay olmuyor Alper bey, ben yıl- 93
larımı verdim!..
Sağlıkla kalınız…

